KAPICI'NIN KARISININ GEÇİRDİĞİ KAZA İŞ KAZASIMIDIR?

Yazdır
Kategori: Kapıcılar ile İlgili
Yayınlanma: 27 Nisan 2014
Super User tarafından yazıldı. Gösterim: 798

Kapıcı eşi eşine yardım etmek için asansörü temizler iken kolunu asönsöre
sıkıştırması neticesinde koparak uzuv kaybı olmasında bina yöneticisinin
sorumluluğu varmıdır? Bu iş kazası sayılırmı?

Konuyu önce İş kanunu,
sonra da SSK açısından inceleyelim.

4857 sayılı İş Kanunun 1 no.lu amaç
ve kapsam maddesinde

“ Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş
sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma
ortamına ilişkin hak ve orumluluklarını düzenlemektir.”

Denilmekte, 8.
maddesinin 2. fıkrasında ise:

“Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş
sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur.”
Denilmektedir.

Bunlardan çıkarılan sonuç, İş Kanunu hükümlerine tabi
olmak için sözleşme yapmanın şart olduğu, ancak, bir yılı aşmayan sözleşmelerin
yazılı olmasının şart olmadığı dır. Bu durumda kapıcının karısının yazılı
sözleşme yapmamış olması onun kazaya uğradığı işte iş akdi olmadığı anlamına
gelmez..

Diğer taraftan istisnalar konusunu düzenleyen 4. maddesinde
apartman içinde yapılan hizmetler istisna kapsamına alınmamıştır.

Kazaya
uğrayan kişinin iş akdi ile çalışan bir kişi olduğunu böylece tespit ettikten
sonra konuyu Sosyal Sigortalar Kanunu açısından inceleyelim.

Sosyal
Sigortalar kanununun 2. maddesinde :

“Bir hizmet akdine dayanarak bir
veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı
sayılırlar.”

Denilmiştir. Sigortalı sayılmayanları düzenleyen 3. maddede
ise bahse konu kişinin çalışma alanı bu maddede sayılmamıştır.

Bu durumda
bahsi geçen kişinin sigortalı sayılması gerekeceği aşikardır.

SSK’nun 10.
maddesi bildirilmeyen sigortalılar hakkında yapılacak işlemi düzenlemiştir.


Buna göre, sigortalının bildirilmemesi onu sigorta ile sağlanan
haklardan mahrum etmemekte, iş kazası halinde tüm giderler SSK tarafından
karşılanarak, bu masraflar işverene rücu edilmektedir.

Bu durumda kazaya
uğrayan kişi açısından bakarsak, SSK’nun sağladığı tüm imkanlardan faydalanacağı
şüphesizdir.

Konuyu sorumlu kişi açısından incelersek:

634 sayılı
kat Mülkiyeti Kanununun 38. maddesinde:

“ Yönetici, kat maliklerine
karşı aynen bir vekil gibi sorumludur.”

Denilmektedir.

Konu ile
ilgili bir Yargıtay kararı özeti aşağıdadır:

“Apartman yöneticisini ana
taşınmazın korunması, yönetimi, onarım ve bakımı ile bunlardan doğan borçları
ödemeye kat maliklerini temsilen yetkili kılındığına göre bunlardan doğan
uyuşmazlıkta husumetin yöneltilebileceğinin de kabulü zorunludur. (Yarg. 15.
HUKUK DAİRESİ E.990/5541 K.991/383 T.04.02.1991)”

Kararda görüleceği
üzere, burada SSK’nın muhatabı apartman yöneticisi olmaktadır.

Vekilin
(Burada yöneticinin) sorumluluğunun sınırı Borçlar Kanununun 390. maddesi ile
düzenlenmiştir. Bu maddeye göre vekilin sorumluluğu işiçinin sorumluluğu
gibidir. Buna göre her ne kadar husumet yöneticiye yöneltilse de onun
sorumluluğu, işçinin sorumluluğu hududunu aşamaz. Bu sorumluluk İş kanunun 38.
maddesi ile düzenlenmiştir. Buna göre işçinin parasal sorumluluğu bir ayda iki
gündelikten fazla olamaz.

Bu durumda yine Borçlar Kanununun 55. maddesi
ile düzenlenen “kusursuz sorumluluk” ilkesi gereği işveren durumunda olan kat
malikleri SSK’ya karşı sorumluluğu üstlenme durumundadır. Ancak, yine bu madde
gereği yöneticiye yüklenebilecek kusur nedeniyle kat maliklerinin ödediği
tazminatı yöneticiye rücu hakları saklıdır.


Konu hakkında eksik
kaldığını ve tereddüde yol açması muhtemel bir hususu da aydınlatma lüzumunu
duydum. Bu da kapıcın eşinin ücretsiz çalışması hususudur. Belki de kocasına
yardımcı olması nedeniyle ücret ödenmiyordur. Bu durum onun sigortalı sayılıp
sayılmaması konusunda tereddüt yaratabilir. Ancak bu durum Yargıtay’ın bir çok
kararında açıklığa kavuşturulmuş ve ücretsiz çalışmanın sigortalı sayılmak için
bir engel teşkil etmeyeceği verilen kararlarla istikrar kazanmıştır.

Bu
kararlar:

- 9. HD. 18.3.1966 T., 114 E., 2335 K.
- 10. HD. 6.12.1973
T., 5097 E., 2467 K.
- 10 HD. 18.2.1974 T., 1313 E., 2429 K.
- 10. HD.
2.5.1974 T., 2493 E., 3479 K.
- 10. HD. 20.12.1974 T., 6192 E., 7381
K.

Bu kararlardan birini özeti:

"..506 Sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu, 1475 sayılı İş kanunundan farklı olarak, sigortalı yönünden "ücret"
koşulunu öngörmemiştir. Bu husus, anılan Kanunun 3, I/B. bendiyle 78 nci
maddesinin 2 nci fıkrasında açıklık ve seçiklikle anlaşılmaktadır..." (10 HD.
18.2.1974 T., 1313 E., 2429 K.)

Sonuç olarak konuyu sorulan soru
çerçevesinde özetlersek:

1- Bu kaza işyerinde vuku bulduğundan bir iş
kazasıdır,

2- Apartman yöneticisi bu kazada sorumlu ve husumet yönünden
muhataptır, adli yönden de tedbirsizlik nedeniyle yaralanmaya sebebiyet
verdiğinden cezai sorumluluğu vardır,

3- Kazaya uğrayan kişinin tazminat
isteme hakkı vardır,

4- Tazminatın sorumlusu yönetici, fakat yükümlüsü
kat malikleridir.

Acil Teknik-Tamir-Bakım
Ziyaretçilerimiz
397337
Today
Yesterday
This Week
Last Week
This Month
Last Month
All days
120
171
809
308750
4672
8967
397337

Your IP: 54.225.54.120
2017-09-21 09:54
Google AdSense 2